Dolar 32,5861
Euro 34,7910
Altın 2.509,72
BİST 9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bolu 17°C
Yağmurlu
Bolu
17°C
Yağmurlu
Cts 18°C
Paz 21°C
Pts 24°C
Sal 26°C
highfive
highfive

TOZ TOPRAK ARASINDA YAŞAM SAVAŞI

TOZ TOPRAK ARASINDA YAŞAM SAVAŞI
highfivehighfive highfive
A+
A-
11.09.2023
189
ABONE OL

T24’de Gözde Yel’in Hatay’da yaptığı özel haberle depremzedelerin sesi oldu.

highfiveevyap


11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 7 ay geride kalırken, deprem bölgesi dışındaki illerde bu yıkım unutulsa da en ağır hasarın yaşandığı, adeta yerle bir olan Hatay’da hayat hâlâ normalden çok uzak. Kente girildiğinde kafanızı nereye çevirseniz yıkılmış, hasarlı, terk edilmiş, inşaatı yarım kalmış binalar görüyorsunuz. Bazılarının üstündeki “satılık” afişleri hâlâ duruyor. Bir yandan yeniden inşa çalışmalarının, diğer yandan kontrollü yıkımların devam ettiği kentte depremzedeler ise çadır ve konteyner yerleşkelerde; toz toprak arasında, küçücük alanlarda yaşam mücadelesi vermeye devam ediyor.Her geçici barınma merkezinde sağlanan şartlar farklı olmakla birlikte, depremzedelerin temel ihtiyaçlara erişimi, aradan geçen uzun zamana rağmen hâlâ sorunsuz değil. Burada kalan depremzedeler, suya erişim dahil hijyen sıkıntılarını, gıda konusundaki aksaklıkların devam ettiğini anlatıyor.Bazı yerleşkelerdeki kadınlar; güvenlik ve taciz sorunlarıyla başa çıkmak zorunda kaldıklarını söylerken, yardımların ve sosyal desteklerin çoğunlukla çocuklara yönelik olduğundan, gençlerin ve yetişkinlerin geri plana atıldığından bahsediliyor. Yıkımın psikolojik ve sosyal boyutunun ağır basmaya başladığı Hatay’da her depremzedenin başka bir hikâyesi, her bölgenin başka sorunları olsa da herkeste öne çıkan duygular ortak: Umutsuzluk ve belirsizlik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin konteyner kentinde kalan 21 yaşındaki Özge Genç, pilotluk eğitimine başlamaya hazırlandığı dönemde depremin olduğundan ve hayallerine ara vermek zorunda kaldığından, belki de gerçekleştiremeyeceğinden bahsediyor. Genç, konteyner kentlerde yaşadığı sorunları sorduğumda; en çok su sıkıntısından, menstrüel ürünlere erişiminin yetersizliğinden ve sosyal bunalımdan bahsediyor: “Hangi sorundan başlayayım ki? Suyun 2-3 günde bir kesilmesi en büyük problemlerimizden biri. Etrafta bina yıkıyorlar, bir anda su kesiliyor. 2 gün hiç gelmediği bile oldu. Şişelere su dolduruyoruz, doldurduğumuz şişeleri çalıyorlar.
Bir kadın olarak hijyenik pede erişimim de yetersiz. Aylık sadece 7 tane verip, ‘Bununla idare edin’ diyorlar. Çadır kentte kaldığımda daha zordu tabii. Kadınlar günlerce iç çamaşırsız kaldı, ben ve annem de yaşadık bunu. Tuvalet de ayrı sorundu. Mesela, gece ped değiştirmem lazım ama tuvalet çok uzak bir yerde, o ıssız yolu yürüyüp gitmek gerekiyor. Konteynere geçince en azından ihtiyacım olduğunda tuvalete gidebiliyorum, bu da lüksmüş dedim.
Sosyal olarak da hiçbir şey yapamıyoruz. Yerleşkeyi her yerden uzağa koymuşlar. Yakında ne market var ne ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir yer var. Akşam serinliğinde bir yere yürümek istiyorsunuz, her yer ıssız, güvenli değil. Doğru düzgün ulaşım yok. Yerleşkede bizim için internet yok, televizyon yok, bir aktivite yok. Bütün yardımlar, aktiviteler çocuklar için yapılıyor. 7 ay oldu, hâlâ doğru düzgün kıyafetim bile yok. Şu an yaşıyor muyuz, bilmiyorum.”

highfive

“Yıkılan evin kredisini ödüyoruz”
Genç, anne ve babasının fabrikadaki işlerine geri döndüğünü, depremde yıkılan evlerinin kredi taksitlerini ödediklerini anlatıyor: “Yeni ev bakıyoruz, 1+1 evler 7 bin liradan başlıyor. Ailem yıkılan evin kredi taksitlerini mi, yeni ev masraflarını mı, benim eğitim giderlerimi mi ödeyecek? Depremden önce çok güzel bir hayatım vardı, şimdi tekrar o noktaya gelebilecek miyiz diye çok düşünüyorum. Okumayı, bir defter, bir kitap görmeyi o kadar çok istiyorum ki…”

Yine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin konteyner kentinde kalan Süreyya Akyürek de benzer sorunlardan bahsediyor.2 çocuğu ve eşi ile birlikte konteynerde 4 kişi kaldıklarını anlatan Akyürek, şunları söylüyor: “Ben ve eşim yer yatağında yatıyoruz, çocuklar kanepede. Yemeğimiz, oturmamız, yatmamız hepsi aynı yerde. Ufacık bir ortamda yaşamaya çalışıyoruz. 2-3 günde bir verilen temiz su yetmiyor. İçelim mi, yemeği mi yapalım? Su sıkça kesildiği için diğer ihtiyaçlarımızı da temiz suyla gidermek zorunda kalabiliyoruz.
Pedi sayıyla veriyorlar. Bittiğinde çocuk bezi, peçete gibi şeyler kullanmak durumunda kalıyorum.Çamaşır yıkamak da büyük sorun. Bütün konteynerler için 7 çamaşır makinesi var. 2 günde bir yıkayın diyorlar. Zor sıra geliyor, sırada da kavga çıkıyor, zaten kavgasız gün neredeyse olmuyor.” Akyürek, nasıl geçindiklerini sorduğumda da şu yanıtı veriyor:”Eşim TIR şoförüydü, 2-3 aydır çalışmıyor. Alışveriş için aylık 3 bin lira yardım yapılıyor. Ama bunun yemeği, çocuk bezi, maması var, yetmiyor ki… Yemek yapamadığım durumlarda, görevlilerden istiyorum. Artarsa veriyorlar, çok erken bitiyor. En azından kadınlar için el işi gibi şeyler sağlansa, hem oyalanırız, hem de 3-5 kuruş para kazanırız.” “Konteynerler, kış şartlarına çok hazırlıksız” Akyürek, konteynerlerin kış şartları için uygun olmadığına değiniyor: “Geçen gün yağmur yağdı, konteynerin tavanı çöktü, kendi imkanlarımızla silikon çekip yapmak zorunda kaldık. Kış şartlarına çok hazırlıksız şu an konteynerler.”

KAYNAK: T24 – GÖZDE YEL

highfive
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.